Temmuz/Ağustos 2012 Trend Briefingi:
NEWISM
Tüketiciler neden yeni olanın peşinde. Ve bu durum markalar için neden ya cennet ya da cehennem anlamına geliyor.
NEWISM

Tanım:

‘Yeni’ olmak daha önce hiç bu kadar gözde olmamıştı. En iyinin de en iyisini talep etmeye alışmış, EXPECTATION ECONOMY (BEKLENTİ EKONOMİSİ) koşullarında yetişmiş tüketiciler için, ‘yeni’ kavramı başlı başına olumlu bir anlam taşımakta. Dünyanın dört bir köşesi (en iyi) yeni ürün ve hizmetlerle dolup taşıyor. Yeni ürünler çok az riskle kolayca denenebiliyor (özellikle online olarak). Yeni demek statü açısından ilginç demek, yeni demek klas demek, (fazladan) deneyim demek, ilk demek, işte ‘yeni’ demek! ;-) Şimdi harekete geçme ve müşterilerinizin NEWISM tutkusunu şımartma zamanı.



İşte NEWISM’in daha da itibar kazanmasına neden olan yarım düzine etken:

1. CREATIVE > DESTRUCTION

Creative destruction her ne kadar kulağa tehlike çanı gibi gelse de, (ekonomik duraklamaya, banka iflaslarına ve değer kaybeden para birimlerine rağmen) aslında hoş karşılanması gereken bir kavram. İnovasyonların sayısındaki hızlı artış sayesinde, ‘yaratıcılık’ ‘yıkım’dan ağır basıyor. Gelişmekte olan ekonomiler* dahil tüm dünya ekonomilerinin B2C (nihai kullanıcıya yönelik) sektörlerinde nerdeyse saat başı yeni ürün, hizmet ve deneyimler yaratılıyor. ‘Yeni’, ‘eski’ markaların kullandığı modası geçmiş bir pazarlama taktiği (‘yenilendi, şimdi daha iyi’) olmaktan çıktı, tüketici için sahiden heyecan yaratan bir teklife dönüştü.

Gün geçmiyor ki, daha önce adını duymadığımız bir marka ya da bir şahıs, yeni - ve daha iyi ve daha kullanışlı ve daha şaşırtıcı - ve daha gelişmiş bir deneyim vaat eden bir teklifle ortaya çıkmasın. Global düzeyde bu yaşadığımız şey hakikaten bir inovasyon ve yenilik şenliği.

* Bir önceki Trend Briefingimiz MADE BETTER IN CHINA’yı tekrar okuyun ya da kardeş firmamız Springwise’ın sitesinde yer alan sonsuz sayıdaki (ücretsiz!) yeni iş fikirleri ve konseptlerine göz atın.

2000 yılında 1.4 milyon olan toplam patent başvurusu sayısı, 2010’da 2 milyona çıktı.
(Kaynak: Dünya Fikir Mirası Örgütü,
Aralık 2011)

2. FSTR

Bilgi, heyecan ve ilgiye acımasızca hız kazandırıp, şiddetlendiren online dünya tabi ki NEWISM’e katkıda bulunanların başında geliyor.

Instagram fenomenine (bir yıldan az sürede toplam 10 milyon kullanıcı) ya da Draw Something’e (sadece 6 haftada 35 milyon kullanıcı!) bakın. Ve NEWISM’in geçici tabiatını vurgularcasına, çok sayıda Draw Something kullanıcısının, şüphesiz yeni bir şey arayışıyla kısa sürede uygulamayı kullanmayı bırakışına ;-)

Ürünlerde de durum farklı değil: Kickstarter* ile 37 günde 10 milyon USD toplayan Pebble’a bakın. Tüketici talebini doğru algılayan her yeni inovasyon anında patlayıp hızla yayılıyor. Taco Bell’in yeni Doritos Locos Tacosu 10 haftada 100 milyon satarak zincirin lanse ettiği en hızlı ürün oldu.

“Heyecan ve ilgi hem arttırılmakta hem de hızlandırılmakta.”

3. EXPERIENCE CRAMMING

İnsanların ilgisini uyandıracak STATUS STORIES (STATÜ HIKAYELERI) anlatma arzusu, tüketicilerin bitmek tükenmek bilmeyen yeni deneyimler yaşama hırsını daha da kamçılıyor. Özellikle bireysel kimliğin online platformlar aracılığıyla bu derece görülebilir olduğu günümüz dünyasında.

Az sayıda kişinin yaşayabileceği ya da bugüne kadar az kişinin yaşamış olduğu her tür deneyim tüketiciler tarafından sağlam bir statü sembolü kabul ediliyor. Fakat ‘eşsiz’ deneyimler peşinde her zamankinden daha çok insan olduğundan, bu türden deneyimlerin bulunması güçleştiği gibi maliyeti de artmakta. Bu durumda statüye aç tüketicilerin yardımına (daha ucuz, pratik alternatiflerle) EXPERIENCE CRAMMING (DENEYİM TOPLAMA) koşuyor: Biraz şundan biraz bundan, mümkün olduğunca çok sayıda ve farklı türde yeni deneyimler toplamak.

“Tüketiciler biraz şundan biraz bundan, mümkün olduğunca çok sayıda ve farklı türde yeni deneyimler toplamak istiyor.”



4. STATUS STREAM

Deneyim biriktirmenin ötesinde, her şeyin geçici olduğu günümüz dünyasında, tüketici olarak karşı karşıya kaldığımız sonsuz sayıdaki yeni ürün ve hizmet selinin nabzını tutabilmek becerisi (1.etkene bakın), kişinin çevresiyle bağlantı halinde ve dünyada olup bitenlerden haberdar olduğunu gösteren, tüm zamanların en önemli sosyal statü kaynağı haline gelecek (özellikle SOCIAL-LITE tüketiciler için). Evet, prestijin yeni adı ‘yeni’ ;-)

Aslında, tüketicileri en yeninin yenisi peşindeyken desteklemek, bir şeyi ilk bulan, bilen, yapan ya da sahip olan olmalarına yardımcı olmak başlı başına bir fırsat. Tek bir yenilikçi örnek: Nike Nisan 2012’de koleksiyonerlere yönelik sınırlı sayıda üretilecek olan bir spor ayakkabı lanse etti ve satış için Twitter üzerinden rezervasyon aldı. Ürünün piyasaya çıktığı gün mağazaların tweet ettiği hashtagleri mağazaya mesaj olarak ilk geri gönderen takipçiler ayakkabı ayırtabiliyordu.

“Bundan böyle sosyal statüyü dünyada neler olup bittiğinden haberdar olmak ve 'yeni'nin parçası olmak sağlayacak.”






5. TRYSUMERS

Yukarıda tarif edilen bu inovasyon kışkırtıcı ekosistem, artık her şeyin henüz yaratıldığı anda değerlendirilip, derecelendirilmesi sayesinde tamamen şeffaf. Bu da demek oluyor ki yeni bir şey denemenin riski artık yok denecek kadar az.

Üstelik, yeni iş modelleri de (aşağıda anlatılan LIFE: SUBSCRIBED ve TRYVERTISING’den OWNER-LESS ve RECOMMERCE’e) tüketiciler için ‘yeni’yi denemenin maliyetini ve sorumluluğunu azalttı.

“Yeni bir şey denemenin riski artık sıfıra yakın.”



6. TO HAVE IS TO (H)OLD

Sahip olduğumuz şeyler artık eski(ye)miyor. OWNER-LESS çözümleri, yani herşeyi (arabadan elbiseye, elektroniğe) kiralamayı ya da paylaşmayı benimseyen tüketiciler için sürekli seviye yükseltmek ve ‘yeni’ deneyimler yaşamak artık bir rezervasyona bakıyor.

RECOMMERCE trendi sayesinde, tüketicilerin geçmişte yaptıkları alışverişlerim mali değerini geri kazanması hiç bu kadar kolay olmamıştı. Yeni çıkan geri satın alma ve takas programları, online platformlar ve seyyar pazar yerleri, ‘ellerindekini verip daha üst bir modelin fiyatına saydırarak yeni modeli daha ucuza satın almak’ isteyen tüketicilere akıllıca ve pratik çözümler sunmakta.

Online olan her şey ise (ister ‘bize ait’ olsunlar, ister sadece kullanım hakkımız olsun) elbette sürekli otomatik olarak yenilenmekte ya da güncellenmekte.

“Sahip olduğumuz şeyler artık eski(ye)miyor.”



NEWISM’in ne OLMADIĞI (ve kaçınılmaz karşı trendi)


Bir kere, NEWISM ‘sadece’ klasik anlamda ürün inovasyonu anlamına gelmiyor. Şu modası geçmiş 'yeni ve geliştirilmiş' söylemi, dünya çapında gerçekleşen inovatif ve kreatif bir patlamayla tarihe karıştı.

Ama sadece soluk soluğa ve çevreye duyarsız bir şekilde ürün yenileme çılgınlığı da değil (6.etkene bakın).

Son olarak ama aynı derecede önemli bir şekilde, tüketicinin tüm dikkati yalnızca yeninin üzerinde olacak demek de değil. Her daim güvenilen kaliteleri ve geçmişten gelen miraslarıyla geleneksel markalar rağbet görmeye devam edecek. İyi anlatılmış ilgi uyandıran hikayeler önem kazanacak. Konfor. Gelenek. Yerli. Var olan ürünlerle özel seçkiler. Kişiselleştirme. Önceki Trend Briefinglerimizde ele aldığımız boyutların tamamı etkilerini sürdürmeye devam edecek. Unutmayın, hiç bir trend, tüm zamanlarda, tüm tüketicilere hitap etmez, ve ‘yeni’ her zaman eskiyi yok etmez.



ÇIKARIMLAR

NEWISM’de her şey bir arada; yaratıcı yıkım, hiper rekabet, küreseleşme, tüketimcilik ve inovasyon karnavalı. Yeni ya da oturmuş markalar için, tüketicinin dikkatini çekmek ve muhafaza etmek olarak özetlenebilir. Tüketicilerin ilgisi çok kısa sürse bile karşılığı anında ve muazzam olabilir. Zaten başka şansınızda pek yok ;-)

Daha (da) çok fikre mi ihtiyacınız var? Neden son zamanlarda yayınladığımız Trend Briefingler ve kardeş sitemiz Springwise’ın yakaladıklarıyla bir beyin fırtınası seansı düzenleyip ne gibi yeni konsept, ürün, hizmet ve geliştirebileceğinize bir bakmıyorsunuz?

Siz NEWISM’i benimseye durun, biz çoktan YENİ Trend Briefingimiz üzerinde çalışmaya başladık bile ;-) ’re Abone olduğunuzdan emin olun! trendwatching.com logo

IMPLICATIONS