Ön söz | Yeni bir yıl, tehditler ve fırsatlarla dolu, inişli çıkışlı yepyeni bir yolculuk demek. Biz, daha ziyade fırsatlara odaklanmayı tercih ediyoruz. Çünkü aslında, kur savaşları ve borcunu ödeyemeyen ulusların orta yerinde, yaratıcı markalar ve girişimciler için, değişen tüketici ihtiyaçlarını karşılamak için her zamankinden çok daha fazla fırsat var. Brezilya’dan Belçika’ya kadar. Şeytan azapta gerek!
Konumuz tamamen trendlerle ilgili olduğundan, ve de 'trend' denildiği zaman, halen daha, 'Orta-Avrupa’nın yaşlanan nüfusları'ndan, '2012 bahar sezonundaki etek boyu'na kadar birçok farklı konu anlaşıldığı için, açıklık kazandırmakta fayda görüyoruz:
2011'de şirketlerin, internet üzerinden tüketicilerin duygu ve düşüncelerini takip edip, onlara rastgele incelikler yapmasını bekleyin...pazarlama bir daha asla aynı olmayabilir ;-) Devamı »
Sayıları yüz milyonları bulan, eskisinden daha cüretkar, daha tecrübeli tüketiciyle karşılaşmaya hazır mısınız? Ve bu hızlı küresel şehirleşmenin yan etkilerinden sadece biri… Devamı »
Flaş satış, grup alımı, GPS-e dayalı indirimler: bu yıl, fiyatlandırma konusu asla eskisi gibi olmayacak... Devamı »
4. MADE FOR CHINA (IF NOT BRIC)
Artan sayıda 'Batılı' markanın, gelişen pazarlara yönelik yeni ürünler, hatta bu tüketicilerin beklentilerine (doğru dürüst) cevap veren yeni özel markalar piyasaya sürmesini bekleyin... Devamı »
Bu yıl, (internet-sever) müşterilerinize, online katkılarını, yarattıkları şeyleri veya popülaritelerini arkadaşlarına göstermek için kullanabilecekleri sanal veya 'gerçek hayat' sembolleri sağlamak konusunda yanılmanıza imkan yok… Devamı »
Sağlıklı olmak konusunun bazı tüketiciler tarafından, en büyük, en yeni ve en parlak statü sembollerine sahip olmak kadar önemli görülmesi sayesinde, önümüzdeki 12 ay (ve daha sonraki aylar) boyunca, giderek artan sayıda tüketici, sağlık ürün ve hizmetlerinin sadece çeşitli hastalık ve rahatsızlıkları tedavi etmekle kalmayıp, aynı zamanda, sefaleti önlemesini (hatta hayatlarının kalitesini arttırmasını) bekliyor olacak… Devamı »
Giderek daha fazla sayıda tüketicinin küratör davranışı göstermesi bekleniyor: gördüğü, duyduğu, satın aldığı ve deneyimlediği içerik, ürün ve hizmetleri, arkadaşları ve geniş kitlelere yayan, farklı içeriklerden derlemeler yapan, üzerine yorum ekleyen, diğerleriyle paylaşan ve önerilerde bulunan... . Devamı »
Gelişmekte olan pazarlardaki zengin marka ve bireylerden (evet, özellikle Çin), mal alıp satmanın ötesinde, daha çok bağışta bulunmaları, ilgi ve sempati duymaları bekleniyor olacak. Hem de sadece kendi ülkelerinde değil, küresel ölçekte... Devamı »
Yaşam tarzlarının iyice farklılaştığı, yoğun şehir atmosferinin tüketicilere anında elde edebilecekleri sayısız seçenekler sunduğu, ve cep telefonları/akıllı telefonlar yüzünden kesin bir plan yapmak (ya da o plana uymak) konusunda acemi yetişmiş bir jenerasyon sayesinde, önümüzdeki yıl PLANNED SPONTANEITY konusunda çok şey göreceğiz…Devamı »
'Yeşil tüketime' e gelindiğinde, ECO-SUPERIOR ürünlerin sayısında artış bekleyin: sadece çevre dostu olmakla kalmayıp, aynı zamanda çevreyi kirleten muadillerinden her bakımdan üstün olan ürünler... Devamı »
Büyük markaların ve hükümetlerin de bu doğrultudaki kültürel değişimi desteklemeleriyle, bu yıl, ortak kullanım ve kiralamak kavramlarının, yaygın tüketici bilincine gerçek bir giriş yaptığı yıl olabilir... Devamı »

GENERATION G (G JENERASYONU) (G harfi, İngilizce’de “Açgözlülük” anlamına gelen “Greed” sözcüğünün baş harfi olan G’yi değil, İngilizce’de “Cömertlik” anlamına gelen “Generosity” sözcüğünün baş harfi olan G’yi temsil ediyor), mega trend’i söz konusu olduğunda, bir markanın, söylediklerini uygulamaya koyması için Random Acts of Kindness (R.A.K) girişimlerinden daha iyi bir yol olamaz. Tüketicilerin samimiyet ve insancıllık beklentilerine paralel olarak, hesabı ödemekten, sürpriz bir hediye göndermeye kadar, markalar tarafından yapılacak incelikler, 2011’de (potansiyel) müşterilerle iletişim kurmanın en etkili yollarından biri olacak gibi görünüyor - özellikle Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya’daki kuşatılmış tüketicilerle.
Markalar ciddi (ve samimi) bir R.A.K. stratejisi uygulayarak, esneklikten uzak ve hantal yerine şefkatli ve karizmatik algılanma şansına sahip olabilirler. Bu, karşılığı parayla ölçülemeyecek kadar değerli ve bir o kadar da eğlenceli bir şey, elbette.
Bugün, eskiye oranla çok daha fazla sayıda insan, bilerek ve isteyerek (Facebook’tan Twitter’a kadar, çeşitli sosyal paylaşım uygulamalarını kullanarak), günlük yaşamları, içinde bulundukları ruh halleri veya bulundukları yerler ilgili çok daha fazla kişisel bilgiyi herkesin görebileceği şekilde gözler önüne sermekte. İşte R.A.K. trendinin yakıtını sağlayan şey, bu trendin, böyle bir ortamda, markalara, tüketicilerin hayatında gerçekten neler olup bittiğini anlayabilme olanağı veriyor olması (iyi ya da kötü!).
Ayrıca sosyal ağlar, inceliklerin yöneltildikleri tek tek bireylerin ötesinde kitlelere yayılmasına imkan sağlıyor. Zira, insanlar üyesi oldukları sosyal ağlarda, arkadaşlarına ve takipçilerine kendilerine yapılan hoş bir sürprizden memnuniyetle söz ediyorlar. (Bknz. SOCIAL-LITES). İşte size, önümüzdeki 12 ay boyunca, kopyalamanız ya da geliştirmeniz için iki eğlenceli örnek:

Şehirleşme gelecek on yılın mutlak mega trend’lerinden biri. Tek bir istatistik her şeyi anlatmaya yetiyor: “Bugün itibariyle, dünya nüfusunun yarısı – 3 miyar insan – kentsel alanlarda yaşamakta. Her gün yaklaşık 180,000 kişinin şehirlere taşınmasıyla, yılda kent nüfusuna kabaca 60 milyon insan eklenmekte.” (Kaynak: Intuit, Ekim 2010) .
Peki bu tüketim arenasını nasıl değiştirecek? Öncelikle, şehirli tüketiciler daha cüretkar, daha özgürlükçü, daha hoşgörülü, daha deneyimli ve yeni ürün ve hizmetleri deneyip görmeye daha açık olma özellikleri göstermekteler. Şehirlere yeni taşınan nüfusların, geldikleri yerlerdeki geleneksel toplumsal ve ailevi yapılardan kopmaları ve şehirde geniş bir seçenek yelpazesiyle karşılaşmaları sayesinde, gelişmekte olan pazarlardaki şehirli tüketicilerde, saydığımız bu özellikler daha da belirgin olarak gözlemlenmekte.
İkinci olarak, bir gözünüz KENT ADALARI’nın üzerinde olsun: Bugün itibariyle dünya’nın 100 şehri, toplam dünya ekonomisinin %30’unu, ve inovasyonların neredeyse tamamını üretmekte. Bu şehirlerin çoğu, nüfuz sahibi oldukları on yıllar süresince gelişmiş ve çağa uyum sağlamış dünya başkentleri: Londra, New York, Paris, vs. Sadece New York’un ekonomisi, tek başına, Sahra Çölü’nün güneyindeki bölgedeki tüm Afrika ülkelerinin ekonomilerinin toplamının 46 katından daha büyük. Hong Kong her yıl Hindistan nüfusundan daha fazla turist çekmekte (Kaynak: Foreign Policy, Ağustos 2010). Bununla birlikte, Shanghai, Sao Paulo ve İstanbul gibi metropoller de bariz bir şekilde ilk sıralara gözlerini dikmiş vaziyetteler.
Böylesi devasa kentli oluşumlar karşısında, şirketlerin, şehirli nüfusun ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verebilmek için, ürün, hizmet ve kampanyalarını yerel, tamamen kente özel bir yaklaşımla, bildiğimiz ülkeye-özel yaklaşım ölçeğinde, hatta belki onun da ötesinde bir özel yaklaşımla oluşturmaları zorunlu hale geliyor.
Uzun lafın kısası: 2011’de, ürün, hizmet, deneyim ve kampanyalarınızı, dünya üzerinde yaşayan şehirli nüfusun, hatta belki her bir şehrin nüfusu için özel olarak ele alarak, onların (daha rafine ve daha deneyimli) ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde tasarlayın. Bunu yaparken URBAN PRIDE (ŞEHİRLİ OLMANIN GURURU)’nu da iyice okşamayı unutmayın. Smirnoff’un Absolut şehirler’inden BMW'nin Megaşehir aracı’na kadar, birçok farklı örnekte de görebileceğiniz üzere, tutulması gereken yol şehrin yolu.
Not: URBANOMICS zamanımızın en büyük, ancak belki de en çok gözardı edilen tüketici trend’lerinden biri olduğu için, bu trend’i Şubat 2011’de yayınlayacağımız Trend Briefing’de geniş olarak ele alıyor olacağız. Eğer hala üye olmadıysanız, lütfen ücretsiz Trend Briefing’lerimize üye olun >>>
Tüketiciler her zaman özel fırsat ve indirim arayışında olmuştur, ancak yeni çıkan teknolojiler ve hizmetler sayesinde 2011 gerçek bir PRICING PANDEMONIUM’a sahne olacağa benziyor:
Sürekli bağlantı halinde olma durumu, tüketicilerin para harcama alışkanlıklarını sayısız biçimlerde etkilemekte. Örneğin, kupon kesme işi, planlama gerektirdiği ve zahmetli olduğu için, daha ziyade burada ve hemen elde edilen fırsatların peşinde olan tüketiciler arasında (bakınız NOWISM) pek de popüler değildi. Bahsettiğimiz internetteki bu yeni fırsatlar ise neredeyse hiç bir çaba gerektirmiyor. Üstüne üstlük, kasada şöyle bir akıllı telefonunuzu çekip çıkarıp,GPS üzerinden en son fırsatlara bakmak veya barkod taramak epey akıllıca sayılır. Bu yüzden de utanılacak bir şey olmaktan çok, statü kaynağı kabul edilmekte.
Önümüzdeki 12 ay boyunca, markalar tüm bu gelişmelere, bir dizi yenilikçi iş modeli ve fiyat stratejisi üretmek suretiyle cevap vermeye devam edecekler:

Artan sayıda 'Batılı' markanın, gelişen pazarlara yönelik yeni ürünler, hatta bu tüketicilerin beklentilerine (doğru dürüst) cevap veren yeni özel markalar piyasaya sürmesini bekleyin. Ne de olsa, şu anda paranın kaynağı orası, ve buralarda Batılı markalar halen yerel markalara tercih edilmekte, yani, kalite algısı, bir iki ufak yerel dokunuş, tutku veya ayrıcalığın birlikteliğinden oluşan kombinasyon bu pazarlar için son derece mantıklı bir strateji*.
* Çinli, Hintli ya da Brezilyalı tüketiciler de, tüm diğer tüketiciler gibi, ister pratik özellikler bakımdan (biçim, büyüklük, özellikler) isterse de kökleri çok derinlere dayanan bir tanınma arzusu nedeniyle olsun (kültürel onur, miras, hayat tarzı), kendi ihtiyaçları, istek ve arzularına uygun hale getirilmiş ürünlerden hoşlanacaklardır.
Sözünü ettiğimiz MADE FOR CHINA (IF NOT BRIC) fenomeni, ekonomik ve tüketim gücünün gelişmiş pazarlardan gelişen pazarlara doğru kayması konulu makro trendin alt trendlerinden sadece bir tanesi. Hatırlatma amaçlı:
Peki şu anda kadar MADE FOR CHINA trendi kervanına kimler kimler katıldı? Şu örnekleri inceleyin:
Not: Diğer yandan Honda (Li Nian), Nissan (Venucia) ve GM (Baojun) gibi markalar Çin pazarına ‘daha ucuz’ markalar lanse etmekle meşguller, zira gelişmekte olan pazarlardaki pek çok tüketici, gelişmiş pazarlardaki tüketicilere oranla çok daha az harcama gücüne sahip. Ve evet, bu da bir diğer 'Gelişmekte Olan Pazarlar' alt-trendi. Bu konuya doyamadıysanız, FUNCTIONALL ve EXCEPTIONALL Trend Briefing’lerimizi de okumanızı tavsiye ederiz.
Online kültür, tüm dünyayı etkisi altına alan tek yaygın kültür olmaya devam ediyor, bu da, önümüzdeki 12 ay boyunca online statü sembollerinin sayısında artış gözlemleyeceğimizin işareti (sonuçta, zamanın ruhunu statü sembolleri kadar iyi yansıtan bir başka şey olamaz). Flickr sayfasındaki, ya da blog’undaki ziyaretçi sayısını göstermek olarak başlayan şey, artık Facebook (ya da başka bir sosyal ağ) arkadaşları, Twitter takipçileri, Foursquare check-in’leri sayısını ve bir sürü başka ölçümü de kapsar ve kişinin ne derece 'bağlantılı' olduğunun göstergesi olma durumuna ulaştı.
Önümüzdeki 12 ay boyunca, (online-sever) müşterilerinizin, arkadaşlarına online dünyada yapıp ettiklerini, ne kadar ilginç olduklarını, bizzat tasarladıkları şeyleri veya ne kadar popüler olduklarını sergilemelerine yardımcı olacak, sanal veya 'gerçek hayattan' her tür sembolü üretmekten çekinmeyin.
Aslında göz önüne alınması gereken bir ek unsur var ki, o da 'gerçek' ve 'online' dünyaları birleştiren yeni statü sembolleri. Dijital statünün fiziksel gösterimlerden (Facebook ve Twitter hatıra objelerini düşünün), fiziksel aktivitelerin online dünyada ödüllendirilmesine kadar (fiziksel olarak bir yere gittiğinizde yaptığınız statü güncellemeleri veya bu sayede kazanılan rozetler), tüketiciler, her alanda online statü sembolleri aramaya davam ediyor olacaklar. Bu konuda birkaç eğlenceli (ve açıklayıcı) örnek:

Sağlıklı olmak konusunun bazı tüketiciler tarafından, en büyük, en yeni ve en parlak statü sembollerine sahip olmak kadar önemli görülmesi sayesinde, giderek artan sayıda tüketici, sağlık ürün ve hizmetlerinin sadece çeşitli hastalık ve rahatsızlıkları tedavi etmekle kalmayıp, aynı zamanda, sefaleti önlemesini, hatta hayatlarının kalitesini arttırmasını bekliyor olacak. Bazı göstergeler:
Önümüzdeki 12 ay içinde, daha fazla sayıda görüntüleme teknolojisinin taşınabilir, hatta giyilebilir hale gelmesini, ve de fiyatlarının ucuzlamasını bekleyin (pek çok tüketicinin sahip olduğu akıllı telefonlar, birçok tıbbi aletten bile daha gelişmiş bir teknolojiye sahip).
Diğer yandan, hem genel hem de tıbbi konulara özgü sosyal ağlar, kitlelere, kişisel sağlık sorunlarını diğer tüketicilerle paylaşmak, karşılaştırma yapmak ve tartışmak için platform sağlamakta.
Son olarak, sağlık konusunun 'tüketiciye uyarlanması', artan sayıda tüketicinin, özünde sağlık faydaları olan, iyi tasarlanmış, çekici, ulaşılabilir, eğlenceli, lezzetli, ilginç ve bir hikayaye sahip sağlık ürünlerini tercih etmeye başlayacağı anlamına geliyor. Birkaç örnek:

2011’de, fısıltı gazetesi de denilen, ağızdan ağıza yayılan haberler ve tavsiyeler, P2P dinamiklerine daha da fazla bağlı olacak. TWINSUMERS* (tüketim alışkanlıkları, beğendikleri ve beğenmedikleri şeyler birbiriyle benzerlik gösteren, dolayısıyla satın alacakları ürünler ve yaşayacakları deneyimler konusunda birbirleri için değerli bir tavsiye kaynağı oluşturan tüketiciler) trendi, nasıl tamamen 'aramayı bir adım öteye taşımakla' ilgiliyse, SOCIAL-LITES trendi de, tamemen, tüketicilerin giderek daha fazla, satın aldıkları ürün ve hizmetleri, yaşadıkları deneyimleri, arkadaşları ve daha geniş kitlelerle paylaşmaları, remix’ler ve toplamalar oluşturmaları, yorum yapıp tavsiyelerde bulunmaları suretiyle, birer küratör davranışı sergilemeleriyle ortaya çıkan, keşiflerle ilgili bir trend.
* Yakında TWINSUMER trendi ile ilgili bir güncelleme geliyor olacak. Tabi eğer aylık Trend Briefing’lerimizi almak üzere üye olduysanız.
Peki ama tüketiciler neden küratör olmak istiyorlar? Çünkü pek çoğu, görüş ve tavsiyelerini yansıtan online profillerini oluşturmakla BRAND ME (BEN MARKA)’ya zaman ve efor sarfetmekte. Ve bilgi ekonomisinde, insanlar, ilgi çekici, konuyla ilgili, faydalı bilgi ve haberlere değer verdikleri için, küratörlere veya paylaşmayı seven SOCIAL-LITES’lere bu davranışları karşılığında bir statü bahşederler.
Ayrıca, SOCIAL-LITE olmak daha önce hiç bu kadar kolay olmamıştı. Eskiden olduğu gibi insanları aramak, SMS göndermek, hatta e-posta atmak bile gerekmeden, bugün artık kullanıcılar sosyal ağların haber akışları sayesinde kimseyi bölmeden ve rahatsız etmeden geniş bir kitleye kolayca haber ve bilgi ulaştırabilme imkanına sahipler.
Yani, tüketiciler, bu yıl markalar hakkında, bugüne kadar hiç konuşmadıkları kadar çok konuşacak, ve tüketicilerin birbirleriyle paylaşmak isteyecekleri, eğlendirici içerikler yaratan, veya bizzat marka kişiliği eğlendirici olmayı başaran markalar için, fırsatlar hiç olmadığı kadar çok olacak. Bu durumda içeriğinizi SOCIAL-LITES’ların retweet etmesini ya da 'like' etmesini kolaylaştırmak elbette birinci önceliğiniz olmalı. Örnekler:
Uyarı: Toplumsal alışkanlık ve davranışlar evrim geçiriyor. Ancak Tüketicilerin birbirleriyle kurdukları ilişkiler toplumsal değil, kişisel, ve dolayısıyla da değerli (ve sadece markalardan ibaret de değil!). Ayrıca SOCIAL-LITES’lar, katılımcılar için hakiki bir önem taşıyan toplumsal bir alanda etkinler. Tüm bu nedenlerde, markalar adımlarını dikkatli atmak, tüketicilere karşı saygılı davranmak ve tamamen şeffaf olmak zorundalar. Hata yaparsanız 2011'in SOCIAL-LITES’larının ne kadar cadaloz olabileceğini görmek zorunda kalabilirsiniz ;-)

GENERATION G(ENEROSITY) 2011’de de fırsat kaynağı olmaya devam edecek. EMERGING GENEROSITY, gelişen pazarlardaki (evet, özellikle Çin) zengin marka ve bireylerden giderek daha fazla, vermeleri, bağışta bulunmaları, ilgi ve sempati göstermeleri beklenmesiyle ilgili bir trend. Hem bunu sadece kendi ülkelerinde değil, küresel ölçekte yapmaları bekleniyor olacak. Bu ciddi bir kültür değişimi anlamına geliyor, aynı zamanda da gelişmiş pazarlardaki rakiplerinin birkaç yıldır alışmaya başladıkları bir tüketici talebi. Birkaç eğlenceli istatistik:
Bu yıl, çok kazanan tüm markaveya bireylerden GENERATION G’ye katılmaları bekleniyor olacak. Gücün taraf değiştirmesi ve iflah olmaz TRANSPARENCY TRIUMPH sayesinde ise, vermesini bilmeyenlerin ne bahanesi ne de saklanacak yerleri kalmayacak ;-)

İki yıl önce, NOWISM’e dikkat çekmiştik: tüketicilerin her zamankinden daha hızlı, ulaşılabilir, gerçek zamanlı ürün ve hizmetler tarafından ateşlenen anlık tatmin arzusu.
Farkettik ki, NOWISM, daha fazla spontanlığa yönelik, daha büyük kültürel, toplumsal ve teknolojik bir trendin parçası. Yaşam tarzlarının iyice farklılaştığı, yoğun şehir atmosferinin (URBANOMICS!) tüketicilere anında elde edebilecekleri sayısız seçenekler sunduğu, ve cep telefonları /akıllı telefonlar yüzünden kesin bir plan yapmak (ya da o plana uymak) konusunda acemi yetişmiş bir jenerasyon sayesinde 2011 PLANNED SPONTANEITY trendi açısından çok zengin bir yıl olacağa benziyor.
Tüketicilerin, arkadaşları, aile üyeleri, iş arkadaşları ya da gelecekte bir gün arkadaş olma ya da çıkma ihtimalleri olan yabancılarla, sonsuz ve neredeyse hiç çaba göstermeden MASS MINGLING (KİTELESEL HAŞIR NEŞİR) olmalarına (SPONTANEITY kısım) imkan sağlayan çeşitli hizmetlere üye olmak için (PLANNED kısım) koşturduklarını görmeye hazır olun.
Peki sırada ne var? Twitter’ın ötesine geçip, (daha ziyade, genç) tüketicilerin o anda ne yapabilecekleri ya da kiminle buluşabilecekleri konusunda gerçekten zekici tavsiyeler karşılığında, pasif ve düzenli bir şekilde bulundukları lokasyonu paylaşmaya gönüllü olmalarını bekleyebilirsiniz*. Peki, tüketiciler cep telefonlarındaki bilgilerin toplanmasına, birleştirilmesine, analiz edilmesine ve paylaşılmasına izin verecek mi? Sunduğu avantajlar yeterince ilgi çekici, eğlenceli veya hayatlarını iyileştiren türde ise, muhtemelen evet.
*IBM’den Jeff Jonas’a göre, ABD’deki cep telefonları günde yaklaşık 600 milyar coğrafi-konumu tag edilmiş 'işlem' üretmekte (bu yalnızca internete bağlanabilen akıllı telefonlarla yapılan işlemler değil, tüm arama ve SMS’ler demek!)
Tüketiciler için, PLANNED SPONTANEITY’nin anahtarı, nerede olduklarını ve etraflarında neyin / kim olduğunu öğrenmekte gizli. Bu bilgilere sahip olmak, coğrafi konum bilgisinin, sosyal ağlar ve internet uygulamalarının önde gelen özelliklerinden biri olmaya başlamasıyla çok daha kolaylaşmak üzere, (Facebook’un Places, Twitter'ın locator, ve Google'ın Hotpot uygulamalarında olduğu gibi, mevcut hizmetlerine ek olarak konum bilgisi veren sağlayıcılardan, Foursquare, Gowalla ve Brightkite gibi salt lokasyon temelli uygulamalara kadar). Örnekler:

Hükümetler, tüketiciler ve şirketler için (ekonomide durgunluk olsun veya olmasın) başarılması gereken zorlu görev, çevreye duyarlı sürdürülebilir toplum ve ekonomi arayışı olmaya devam etmekte. 'Yeşil tüketim' söz konusu olduğunda, ECO-SUPERIOR ürünlerin sayısında artış bekleyin: sadece çevre dostu olmakla kalmayıp, aynı zamanda çevreyi kirleten muadillerinden her bakımdan üstün olan ürünler. Mesela, çevre dostu ve fonsiyonel açıdan üstün, üstün tasarıma sahip ve/veya daha hesaplı.
Peki ama, ECO-SUPERIOR’a ne gerek var? Averaj tüketicinin yeşil ürün kullanmanın değerini ve etkinliğini sorgulamaya başlamasıyla, bilinçli olarak 'yeşil' ürün talep eden tüketicilerin sayısı da bir platoya ulaşmış durumda:
Önde gelen markaların bir kısmının, ürünlerini sadece sürdürülebilirlik ve çevreye dost (niş erişim potansiyeline sahip) iddialarıyla pazarlamayı bırakıp, geleneksel alternatifleri tam kalbinden vurmak üzere şu iddialarla nişan almalarını bekleyin: en şüpheci, ben-merkezci, dar gelirli tüketicileri bile yakalayabilecek, daha üstün kalite ve tasarım, dayanıklılık ve/veya daha az kullanım masrafı.
ECO-SUPERIOR örnekleri mi? Mesela, iyi tasarlanmış, doğal ve çevre dostu bir su arıtma cihazı olan Ovopur, veya sifon başına 0.8 gallon su kullanan bir sifon sistemine sahip olan ve bu sayede ortalama bir ailenin yılda 20,000 gallon su tasarrufu yapmasına olanak sağlayan Stealth Toilet, ya da Renault DeZir; 0’dan 60 km’ye beş saniyede çıkan 'yeşil' konsept super araba, veya Philips'in 12-watt’lık EnduraLED ampulü...
Bu arada, 2010 yılının en önemli 10 trendi arasında vurguladığımız ECO-EASY (EKO-KOLAY) trendimiz, hala etkili olmaya devam etmekte. Bir yıl önce şunları söylemiştik:
"Kurumların ve tüketicilerin gösterdiği iyi niyet ne kadar faydalı olursa olsun, ekolojik alanda ciddi sonuçlar almamız, ürün ve süreçlerin, tüketicilerin ruhu bile duymasına gerek olmadan daha sürdürülebilir hale getirilmesine ve gerekirse daha az sürdürülebilir alternatiflerin ortadan kaldırılmasına bağlı. Bunun başarılması için, zorlayıcı veya acı verici hükümet müdahalesi, ciddi kurumsal cesaret, parlak zeka ürünü tasarım ve düşünce, ya da bunların hepsi bir arada gerekli. Tamamen yeşil binalardan, plastik torba ve şişelerin tamamen yasaklanmasına, süper katı ton balığı kotalarına kadar – başka seçenek bırakmayan, kayıtsızlığa imkan vermeyen, dolayısıyla da tüketicilerin (ve kurumların) doğru ve gerekli olanı yapmalarını 'kolaylaştıran' uygulamalar düşünün".
Kısa süre önce gözümüze çarpan bir ECO-EASY örneği:

Henüz 2006 yılında, TRANSUMERS briefing’imizde kısmi mülkiyet ve finansal kiralamaya dayalı yaşam tarzı sunan iş modellerinden (riskli devremülk’lere son!) bahsetmiştik. Rent the Runway (moda) ve Avelle (çanta – daha önce Bag, Borrow or Steal) ve P1 (lüks araba) gibi markalar, pek çok tüketici için, erişebilmenin sahip olmaktan daha iyi olduğunu gösterdi. Gerçekten de, geçtiğimiz beş yıl içinde, derskitaplarından mücevhere eğitici video oyunlarından hesapmakinelerine kadar, 'Netflix işleminden' geçmeyen çok az sayıda sektör kaldı.
Tüketiciler için çekiciliği bariz:
Bu yıl ortak kullanım ve kiralamak kavramlarının yaygın tüketici bilincine gerçekten giriş yaptığı yıl olabilir. İki önemli gelişme:
OWNER-LESS ekonomisini destekleyen önemli unsurlardan biri, ulaşım konusunda görünürlüğü yüksek çok sayıda girişimin işlediğini bizzat gören, bütün tüketicilerin, gözlerinin önünde işlemekte olan bu programlara aşinalık geliştirmeleri ve bu sayede büyük, pahalı ve çoğunlukla da atıl kalan eşyaları da ortak kullanmak, kiralamak konusunda kendilerini her geçen gün daha rahat hissetmeye başlamaları oldu.
Not. Yukarıdaki kısa özet sadece bu alandaki hükümet ve marka girişimlerine değiniyor. Bunların dışında, tüketicilerin kendi aralarında ev moda, araba (ve park yerine) kadar, kiralama veya ortak kullanma anlaşmaları yapmalarına aracılık eden, P2P (Kişiler arası) paylaşım sitelerinin sayısı her geçen gün artmaya devam etmekte. OWNER-LESS trendinin yükselişine odaklanan özel Trend Briefing için bizi izlemeye devam edin.
Birçoklarınız için ücretsiz yayınladığımız bu içerik yeterli oluyor. Ancak, yukarıda sözünü ettiklerimiz, takip ettiklerimizin sadece küçük bir bölümü.
2011’de takip ettiğimiz tüm trendlere, dünyanın çeşitli yerlerinden, arama yapmaya izin verecek şekilde sınıflandırılmış, uygulama örnekleriyle beraber ulaşmak istiyorsanız, Premium Membership hizmetimizi inceleyin.
Premium hizmet, size ait şifreyi kullanarak, 100+ slide/sayfalık 2011 Trend Report’a, ve şu an itibariyle 4,000+ trend uygulama örneği içeren ve sürekli genişlemekte olan Trend Database’imize erişimi kapsıyor. Premium müşterilerimiz, ayrıca, aylık güncellemeler ve Mayıs 2012 tarihine kadar bonus içerikler almaya da hak kazanıyor.
Kendinizi iyi (ancak oldukça rekabetçi) şirketlerin arasında bulabilirsiniz: Önde gelen B2C marka ve ajansları (yukarıda örneklerini görebilirsiniz), Google’dan Virgin’e ve Saatchi & Saatchi’ye kadar, onlar çoktan Premium içeriğimize sahip. Fiyatımızı ulaşılabilir seviyede tuttuğumuz için pek çok küçük azimli şirket de satın almış durumda. Devamı »
Sadık okuyucular için, çoktan eskimiş bir haber: tüketici trendlerini uygulamanın ve ilham verdikleri inovasyonlardan para kazanmanın dört yolu. Basitçe, kendinize söz konusu trendin aşağıdakileri yapmaya yetecek potansiyeli olup olmadığını sorun (yanıtınız evetse, bunu nasıl yapacağını da sormayı unutmayın):
Trendleri saptamak ve uygulamak konusunda daha fazla ipucu için, TIPS (TUYOLAR) bölümümüze göz atın. Çok kolay değil mi?
trendwatching.com dünyadaki, gelecek vaadeden trend, içgörü ve bunlara ilişkin pratik iş fikirlerini takip eden, bağımsız ve kendine ait fikirleri savunan bir trend şirketidir. En yeni ve en mükemmel olana ulaşmak için, dünyanın 120’den fazla ülkesinde yaşamakta olan, yüzlerce trend gözcüsünden oluşan ağımıza güveniyoruz. Devamı »
Trendlerin ister bir parçasını, isterseniz de tamamını yayınlamakta özgürsünüz. Tek ön koşulumuz, kaynak belirterek alttaki ifade ve linke yer vermeniz:
Kaynak: www.trendwatching.com. Dünyanın önde gelen trend şirketlerinden biri olan trendwatching.com, her ay ücretsiz Trend Briefing’lerini dünyanın çeşitli noktalarındaki 160,000 üyesiyle paylaşıyor.
Not: trendlerle ilgili bir iş üzerinde çalışıyorsanız, lütfen geniş kapsama sahip Basın sayfamızı inceleyin (sadece İngilizce), ya da bize yorum/referans isteyen bir talep e-postası gönderin: teslimat tarihlerinin hakimiyeti altında ezilen hayatınızı kolaylaştırmaya çalışırız.
Şu sıralar bir 2012 (trend) makalesi üzerinde çalışmaktaysanız, size iyi bir haberimiz var. 2012 trendlerimizin bir kısmını, ya da tamamını, istediğiniz gibi alıp makalenizde kullanmakta özgürsünüz. Sizden tek ricamız trendwatching.com’u aşağıdaki şekilde kaynak göstermeniz:
Kaynak: www.trendwatching.com. Dünyanın önde gelen trend takip şirketlerinden trendwatching.com, her ay 9 ayrı dilde yayınlanan ücretsiz Trend Briefing’lerini (Trend Bülteni) dünyanın çeşitli bölgelerindeki 160,000’i aşkın abonesiyle paylaşıyor.
Alternatif olarak, Araştırma ve Analiz birimimizin başı Henry Mason’a bir e-posta göndererek kendisinden tamamen size özel bir “açıklama” talep edebilirsiniz. Deadline’ların baskısı altında ezildiğini tahmin ettiğimiz hayatınızı kolaylaştırmak için elimizden geleni yapacağımıza söz veriyoruz.
© 2002—2012 trendwatching.com. All rights reserved.