yeniaktuel logo

2009'un Trendi Modada Canlı Renkler, İş Dünyasında Tasarruf

June 28, 2009

Enteresan bir adam. "Cool" ve bir o kadar da sıcak. Bir trend uzmanı. Süslü kelimeler ve ifadeler kullanıyor, aylık ve senelik trend raporları sunuyor, dünyadaki büyük şirketlerin stratejik planlamalarında hayati bir rol oynuyor. Reinier Evers, tüm dünyanın "trendleri bilen adam" dediği bir isim. İçinde moda olmayan bir trend röportajı yaptık Evers'la.

Bir buçuk-iki sene önce İstanbul ziyareti sırasında tanışmıştık. "Bir trend uzmanı ile görüşeceksin" dediklerinde, "Allah allah, ne ilginç meslek" demiştim. BusinessWeek, Time Magazine ve The Guardian'a göre "bir trend uzmanı" o. "Ne yani, siz 'Bu senenin trendi bu olacak' diye haber mi veriyorsunuz bütün şirketlere? İşiniz bu yani öyle mi?" diye sorduğumda, gülümsemişti bana.

Adam gerçekten de trend uzmanı. Meğer -ben hariç- dünyadaki herkes ona soruyormuş trendleri. Kriz, Obama ve "değişim" derken bu senenin trendlerini sorduk Hollandalı Reinier Evers'a. İşe "Trend dediğin nedir ki?" ile başladık, "Dinlerden de trend olur mu?"ya kadar abarttık. Arada da Evers'ın uzmanlık alanını konuştuk: İş dünyasının 2009 trendlerini...

- Trend deyince bizim aklımıza moda sektörü geliyor hemen...
Trend takibi bir sonraki senenin rengini, kumaşını ya da modacısını belirlemekten öte bir şey bir kere. Tabii ki siyah tekrar moda olabilir, mini etekler 2009 podyumlarını tekrar fethedebilir fakat tüketici arenası daha karmaşık ve daha sonsuz. Başka bir deyişle moda dünyası çok heyecan verici olabilir fakat iş dünyasının sadece bir parçasıdır moda. Tüketici trendlerini tamamen tanımlamaz, tanımlayamaz.

- Sizin yaptığınız nedir tam olarak?
Trend takibi ya da trend belirlemek, zaten var olan tüketici ihtiyacının (Maslow'un ihtiyaç hiyerarşisi) yeni bir şekilde hizmete sunulması ya da açığa çıkarılması, bunun manifestosunun yapılmasıdır. Biz de bunu yapıyoruz.

-Kolay olmasa gerek. Neye dayanarak belirliyorsunuz trendleri?
Günün sonunda varsaydığımız şey, insanların yani tüketicilerin çok da fazla değişmediği. Asıl ihtiyaçlar hep aynı. Fakat bu ihtiyaçlar daha fazla açığa çıkarılabilir ya da yeni bir şekilde hizmete sokulabilir. Bu, kültürel değerlerden tutun da teknolojiye kadar uzanabilen bir refah yükselişidir. Mesela, en güçlü insan ihtiyaçlarından biri "kontrolde olmak"tır. Ya da en azından kontrolü elinde bulundurduğunun düşünülmesidir. Sanal dünya da bu sebeple bu kadar popüler. İnternette her şey kişinin kontrolündedir çünkü.

- Zevkli bir işiniz var. Trend bir meslek yani...
Evet, zamana uyum sağlamak ve bilgi sahibi olmak. Elbette ki zevkli.

- Barack Obama'nın ABD başkanı seçilmesi ile yeni bir dönem başladı. Slogan ise "değişim". Bu yeni bir trend olabilir mi sizce?
Evet. Hem de hayatın her alanını saran bir trend. Tüketici grupları ekoloji, eğitim, sağlık, iş ve reklam dünyası açısından uzun süredir ciddi bir değişim istiyordu. Obama bu anlayışı şekillendirdi. Daha da önemlisi bu konuda gerçekten "bir şeyler" yapıldı; "bir şeyler" değişti. O yüzden evet, "değişim" de yeni trendlerimizden biri.

-Trendin lüksle bağlantısı nedir peki? Lüks markalar ve lüks tüketim her daim trend mi olacak sizce?
Evet! Lüks demek statü demektir. Tüketici kitleleri de tamamen statü ile ilgilidir. Bu statüleri destekleyen lüks ürünler her zaman trend olacaktır.

-Bütün bu global kriz dönemi içinde 2009'un trendi nedir peki?
"En" trend diyelimDaha az harcamak ve daha fazla satmak. Biz buna "sellsumers" diyoruz. Seller (yani satıcı) ve consumer (yani tüketici) aynı anda! "Satan tüketici".

-Sellsumers ilginç bir kavram olmuş. Hem üretip hem tüketmekten ne farkı var?
Sellsumers; fikirlerini kurumlara satan, yaratıcı düşüncelerini diğer tüketicilerle paylaşan veya kullanmadıkları eşyaları kiralayan tüketicilerdir. Arz ve talebin online devrim sayesinde demokratikleşmesi ile mümkün hale gelen ve tüketicileri nakit sıkıntısına sokan global kriz ile alevlenen sellsumers fenomeni "tüketici katkısı" denen mega trendin bir başka şekilde ortaya çıkışıdır. Tüketici artık sadece tüketmiyor; yaratıyor, katılıyor ve katkıda bulunuyor. Eskiden ya satıcı vardı ya da tüketici. İkisinden biriydiniz. Artık ikisi birden olabiliyorsunuz. Yani firmalarla tüketiciler arasındaki kesin ve net olan çizgi artık biraz bulanık. Bu da markalarla tüketiciler arasında yeni bir ilişki demek!

-Daha net anlaşılması için bir örnek rica edelim...
Online satışlar mesela. Bir sitenin içinde hem satın alanlar, hem satanlar. Etsy.com'u örnek verebilirim.

- Sellsumers'dan başka ne trendler var?

Yeşil hareketler. İçinde bulunduğumuz karmaşık ve bunaltıcı durumdan bizi kurtaracak kavram yeşil teknolojiler bu sene. Çünkü bu sadece finansal bir bunalım değil aynı zamanda ekolojik bir bunalım.

- Bir de yakın zamanda Generation G'den bahsettiniz. G jenerasyonu. Nedir bu jenerasyon? Şirketler bu kitleyi nasıl etkiler?
Generous generation (cömert nesil). Cömert ve insancıl tüketici kavramı. Bu kavram eskisinden daha trend artık. "Adil" oynamayan kurumlar yok olacak. Çünkü artık tüketiciler daha insancıl yaklaşımlardan etkileniyorlar. Her şey daha şeffaf artık.

- Her şey trend olabilir mi peki? Dinlerin de trend olabileceğini düşünüyor musunuz mesela?

Tabii ki. İnsanları keyiflendiren ya da yüksek derecede ilgilerini çeken her şey trend olabilir. Dinler de artık eskisinden daha fazla ilgi çekiyor. Birçok yeni açıdan -ya da yeni keşfedilen ama her zaman var olan açıdan- varoluş ihtiyacını dolduruyor. Yeni tip inançlar ya da adapte edilmiş inançlarla karşılaşabiliriz. İnsanlar artık kendilerini daha fazla bir yere ya da bir şeye "ait" hissetmek istiyor.

 


« More articles about trendwatching.com and our trends